21 Haziran 2008 Cumartesi

YAZ OKULLARI


İSTANBUL - 21 Haziran’dan itibaren tüm ilçelerde ve toplam 29 branşta yaz spor okulu açacaklarını söyleyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Tamer Taşpınar, bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin seçilecek branşa göre 10 ile 70 YTL para ödeyeceğini açıkladı.


YAZ SPOR OKULLARI


Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş da çeşitli branşlarda yaz spor okulları açarken, İstanbul’daki çeşitli spor tesisleri, kulüp ve dernekler de belirli ücretler karşılığında yaz spor okullarını hizmete koyacaklar.Üç büyükler içinde en kapsamlı yaz spor okulu açan kulüp Fenerbahçe olurken, sarı lacivertli kulüp, 5 haftalık ücret olarak 975 YTL alıyor. 2 dönem halinde uygulanacak tam gün yaz okulunda, 5 branş ortak hareket edecek. 1. dönem 26 Haziran tarihinde başlayarak 28 Temmuz’da sona erecek, 2. Dönem ise 31 Temmuz’da başlayıp 1 Eylül’de tamamlanacak. Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri 09.00-17.00 saatlerinde uygulanacak programa 7-12 yaş arası erkek ve kız öğrenciler katılabilecek.Fenerbahçe Kulübü Yaz Spor Okulları’nda, ana branş yüzme olacak ve sabah saatlerinde Fenerbahçe Adası’ndaki Yüzme Havuzu’nda güne başlayacak olan öğrenciler, öğleden sonra futbol, basketbol, voleybol veya masa tenisi branşlarından birini seçerek tam günlük spor eğitimini tamamlamış olacaklar.


06 Haziran 2008 Cuma

LAPTOP KULANICILARI DİKKAT!


Dizüstü bilgisayar kullanımı masa bilgisayarlarına göre daha çok kas-iskelet sistemi hastalıklarına neden oluyor. Klavye ve ekranın birbirine çok yakın olması düzgün biçimde oturulmasını zorlaştırıyor. Dizüstü bilgisayar kullananlarda bazı rahatsızlıklar masa üstü bilgisayarı tercih edenlere göre daha sık görülüyor.Dizüstü bilgisayarın klavyesi dar olduğu için ön koldan parmaklara uzanan bağlar aşırı gerilir. Sürekli kullanımda el bileğinde iltihaba (De-Quervain tenovaginit) neden oluyor. El bileğinin dış tarafı uzun süre bükülü kaldığı için yüzük ve küçük parmaklara giden sinirlerde sıkışma ve buna bağlı uyuşmalar (yoGunyon kanal sendromu) gelişiyor. Klavye ve ekran birlikte olduğundan sırt, boyun kaslarında zorlanma ve ağrı, kamburluk gibi duruş bozuklukları yapıyor.
Klavye kullanırken el bileğinin aşağı ya da yukarıya kıvrılmasıyla sinir sıkışıyor. El bileği kanalı sendromuna, bu da parmaklarda uyuşma ve ağrıya neden oluyor.
Gözlerin ekrana yaklaşmasıyla gözde bozukluklar meydana geliyor.
Ekranı göz hizasına getirip kullananlar, bilekleri düz tutup korumak isterken dirsekleri aşırı bükülü durumda kalıyor. Dirsekte sinir sıkışıyor, parmaklarda uyuşmalar olabiliyor. Taşınırken omuz ve boyun kasları kasıldığından baş ağrısı yapabiliyor.

TAŞIT KREDİSİ KULANACAKLAR DİKKAT!!!


Evinizin bütçesini sarsmadan bir araba sahibi olmak ya da arabanızı yenilemek gün geçtikçe daha da zor bir hal almaya başladı. Özellikle son günlerde oldukça sık bir şekilde artma eğilimi gösteren faiz oranları tüketicileri kredi alma konusunda bir kez daha düşündürüyor.
Geçtiğimiz son üç yılın kredi kullanım oranlarını incelediğimiz zaman konut kredisi kullanımında istikrarlı bir artış söz konusuyken, taşıt kredisi kullanım oranlarının ise sürekli düşmekte olduğunu gözlemlemekteyiz.
2005 yılı bankacılık sektöründe tüketici kredileri toplamında taşıt kredisi kullanım oranı %33,51’ lik bir paya sahipken bu oran 2006 yılında %21,37’ ye, 2007 yılında ise %13,80’ lere kadar düşüş gösterdi. Son günlerde artma eğiliminde olan faizler nedeniyle de bu oran 2008 yılının sonlarında daha da düşecek gibi görünmekte.
Faizlerdeki artış ve bankaların taşıt kredilerinde çok fazla ürün çeşitliliğine sahip olmaması bu düşüşe neden olabilecek etkenlerden bazıları. Tüketiciye sunulan taşıt kredilerine baktığımızda bu ürünlerde ihtiyaç ve konut kredilerine kıyasla çok fazla ürün çeşitliliği olmadığını görmekteyiz. YTL olarak alabileceğiniz taşıt kredileri dışında döviz olarak kullanabileceğiniz taşıt kredileri de bulunmakta. Bunlar dışında ise bazı bankalar özellikle taksi plakasına sahip tüketicilere yönelik özel krediler sunmakta.
Ürün çeşitliliğinin azlığına rağmen bankalar taşıt kredisini daha fazla kullandırmak amaçlı tüketicilere yönelik çeşitli kolaylıklar sunmaya da devam ediyor. Önceleri taşıt kredisinde vadeler daha kısa tutulurken (max. 36 ay) artık pek çok banka vadeyi hem 0 km. hem de ikinci el taşıtlar için 60 aya çıkarmış durumda. Aynı zamanda bankaların ikinci el ve 0 km. taşıtlar için belirlemiş olduğu farklı faiz oranları da gittikçe birbirine daha çok yaklaşmakta, döviz cinsinden kullandırılan taşıt kredilerinde ise aynı faiz oranları uygulanmaktadır.
Bankaların taşıt kredisi kullanmak isteyen tüketicelere sunmuş olduğu bir diğer avantaj ise kaskonuzu bankadan yaptırmanız durumunda uygulanacak olan %0,05 oranındaki faiz indirimi. Kasko sigortası aracınızın yanması, çalınması, çalınmaya teşebbüs edilmesi veya kaza sonucu oluşabilecek zararları güvence altına alan isteğe bağlı bir sigorta türüdür. Eğer taşıt kredisi kullanmayı düşünüyorsanız “bankadan kaskolu” kredi ürününü seçerseniz hem daha düşük faizle kredi almak, hem de arabanızın kaskosunu yaptırmak sizin için oldukça avantajlı bir seçenek olacaktır.


netten..

MORTGAGE


Sözcük anlamı ipotek olan "mortgage", konut sahibi olmak isteyenlere finans kuruluşlarınca konut üzerinden tesis edilecek ipotek karşılığında 15 - 20 gibi uzun vadeli konut kredilerinin kullanılmasını öngören bir tür gayrimenkul finansman sistemini ifade etmek için kullanılıyor. Türk Dil Kurumu "mortgage" sözcüğü için "tutulu satış" ifadesini öneriyor.
Bir malın kendisinin güvence olarak gösterilerek, ödünç alınan parayla satın alınması anlamına gelen iktisadi terim. İpotekli satış, ya da Mortgage'lı satış olarak da adlandırılır.
Tutulu satış genellikle taşınmaz mal (çoğunlukla da yapı) satınalımlarında kullanılır. Bu gibi satışlarda, parasal kurumlar ödünç verdikleri tutar (kredi) geri ödenene dek, taşınmaz mala el koyabilme yetkisini ellerinde tutarlar. Bu tutu, parasal kurumların ödünç verdikleri para için bir güvence niteliğindedir. Bu yöntem, özel ya da tüzel kişilerin, bir taşınmaz malın ederi kadar paraları başlangıçta olmasa da, malı alıp, genellikle 15-30 yıllık süre içerisinde parça parça ödemelerini ve sonunda da tümüyle sahip olmalarını sağlar. Ödeme tamamlandığında, tutu durumu ortadan kalkar.
Ödünç verilen tutar, ödünç isteyenin geri ödeme kapasitesine (genellikle aylık gelirinden giderleri çıkarıldıktan sonra hesaplanır) ve satın alınmak istenen taşınmaz malın "Hemen Paraya Çevrilebilir Değeri"ne (HPÇD) bağlıdır. HPÇD genellikle malın değerinin %75'i ile %90'ı arasında olur ve borcun ödenememesi durumunda malın parasal kurumca hemen satılabileceği tutara denk gelir. Tutu yöntemiyle alınan mallar, borcun ödenememesi durumunda, parasal kurumca, genellikle ederinin biraz altında beklemeden satılırlar.
Tutu yöntemiyle ödünç alınan tutarın geri ödenmesinde, genellikle o ülkedeki vergi yasalarına ve ödünç alanın alabileceği rizikolara bağlı olarak değişik parasal yapılar kullanılır. Örneğin borç faizlerinin vergiden düşülebildigi ülkelerde, geri ödemelerin sanki hepsi faiz ödemesiymiş gibi yapılandırılır. Ya da, ödünç alınan tutarın değişik oranlardaki bölümü (ödünç alanın riziko seçimine göre) borsa fonlarına yatırılarak ödemeler oradan gelen gelirle yapılır.
Birçok ülkede, özellikle de gelişmiş ekonomilerde, ev, işyeri satınalımlarının tutu yöntemiyle yapılması çok olağandır.

KREDİ KARTLARI HAKKINDA



Birden fazla kredi kartı kullanmanın harcamalarınızı kontrol etmeyi zorlaştırıp, gelirin çok üzerinde harcama yapmayı teşvik ettiğine dikkat çekilen çalışmada, fazla kredi kartına sahip olmanın herhangi bir kayıp / çalıntı durumunda da tüketicinin işini zorlaştıracağına değiniliyor. Çalışmada, kredi kartı kullanımı ve güvenliği konusunda şu uyarılar yapılıyor:

Kartınızın numarasını ve diğer bilgilerini sadece sizin ulaşabileceğiniz bir yerde muhafaza edin.
Kartınızı aldığınız bankanın çağrı merkezi numarasını yanınızda bulundurun, cep telefonunuza kaydedin ve mümkünse ezberlemeye çalışın. Kayıp / çalıntı durumunda vakit kaybetmeden bankanızı arayarak kartınızıkullanıma kapattırın.
Kartınızı kaybettikten sonra en yakın karakola giderek tutanak tutturun. Böylece, kartınızdan başkası tarafından yapılabilecek harcamalara karşı ek önlem almış olursunuz.ALIŞVERİŞ YAPARKEN
Alışverişlerde kartınızın pos makinesinden mutlaka yanınızda geçirilmesine dikkat edin. Kredi kartlarının manyetik alanlarının kopyalanması genellikle bu yöntemle yapılmaktadır.
İmzaladığınız alışveriş slibindeki tutar ile aldığınız ürünün fiyatının aynı olup olmadığına dikkat edin.
Alışverişiniz sonrasında size verilen slip örneğini ekstreniz elinize ulaşana kadar saklayın. Ekstrenizdeki harcamalar ile sliplerinizi karşılaştırın. Kartınızdan her ay düşük miktarlarda da olsa sizin bilginiz dışında çekilebilecek harcamalara karşı önlem almış olacaksınız.
İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde kartınızın tüm güvenlik bilgilerini kullandığınızdan, alışveriş yapacağınız sitelerin güvendiğiniz siteler olmasına özen gösterin.
Site güvenliğinin, internet sitelerinin güvenliğini sağlayan uluslararası kuruluşlar tarafından korunup korunmadığına dikkat edin.
İnternet üzerinden yapacağınız alışverişlerde bankanızın size sağladığı sanal kredi kartı hizmetinden yararlanın. Bankanızın internet şubesinden sanal kredi kartı oluşturabilirsiniz.
Kartınızın numarası, vade tarihi ve arkasında yer alan üç haneli güvenlik numarasını başkalarıyla paylaşmayın, asla telefon üzerinden başkalarına vermeyin.Eğer internet üzerinden sipariş verdiyseniz, size verilen sipariştakip numarasını kaydedin.

BARCELONA


Dokuzuncu yüzyılda , İspanya kurulmadan yüzlerce yıl önce Barselona Katalan bir asilzade aile tarafından kurulmuştu. Kendi dilleri, gelenekleri ve kültürleri olan bu imparatorluk Sicilya ve Sardinya adalarını da içine alıyordu. 1939'a kadar varlığını sürdüren imparatorluk birinci dünya savaşından sonra egemenliğini kaybetti. İspanya 'nın faşist diktatörü Fransico Franco' nun 1975 yılındaki ölümünden sonra, Barselona İspanya 'nın içinde sanki ayrı bir ülke kimliğine büründü...Sardinya halkının dansı özgürlüğün dansı olmuştu artık. Küçük adımlarla birbirine halka olmuş insanların romantik, ritmik, kibar dansı. İsteyen herkesin katılabildiği danslarda her yastan her milliyetten insan görmek olasıdır.Katalan 'ların bayındırlık sürdüğü 1830'lu yıllarda Barri Gotic bölgesinde, ortaçağ sınırlarından ayrılarak yeni Barselona vizyonuyla zengin kentsoylu bir toplumun ilk tohumları atılmıştı.1950'lili yıllarda ise şehri çevreleyen duvarların bir çoğu yıkılarak yerine Ildefons Cerda tarafindan eski şehrin etrafına hızla yayılan bitkilerle çevrildi. Bu şehrin sokaklarında ızgara sistemine geçilmesiyle birlikte tam olarak Rönesans başlamış oldu.Bu dönemin zengin ve yetenekli mimarlardan arasında Antonio Gaudi, Domenech-i Montaner, Puig-i Cadafalch, Jujol ve Valeri'yi sayabiliriz...

25 Mayıs 2008 Pazar

ROMA


Efsaneye bakılırsa, kentin tarihi İ.Ö. 753'lere dek uzanıyor. Dişi bir kurtun emzirdiği Romulus ile Remus adlı ikizlerden Romulus kenti kurar ve surların temellerini, beyaz bir inek ile beyaz bir öküzün çektiği sabanın bıraktığı izle belirler. İkiz kardeşini alaya alan Remus ise bir sıçrayışta sınırı aşar, Romulus da onu öldürür.Böylece, kuruluşuna bile kardeş kanı karışır Roma'nın!..

Romulus Roma'yı kurmuştur kurmasına ancak, minicik bir sorun vardır! Roma'da kadın nüfus yok denecek kadar az olduğundan, kentin, zürriyetsizlik nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması kaçınılmazdır! Romulus düşünür taşınır, çareyi komşu Sabinleri şölene çağırmakta bulur. Düğüne çağrılan eşeğin, "ya su lâzımdır, ya odun!" diye düşünmesi gerektiğinden habersiz olan Sabinler, güle, oynaya dâvete icâbet ederler!Şölen sırasında ise Romalı erkekler yapacaklarını yapar, Sabin kadınlarını kaçırıverirler! Küplere binen Sabinler Romalılara savaş açarlarAncak, atı alan Üsküdarı da geçmiştir, Romayı da!.. Çünkü, Sabin kadınları Romalı eşlerine ısınmaya, hâtta sevmeye başlamıştır. Ve sonunda, Sabinli kadınlar savaşa müdahale ederek birbirlerini öldürmek üzere olan Sabinli babaları ile Romalı kocalarını barıştırırlar. Ve öyle bir barışma olur ki bu, Sabinler Roma'ya taşınır ve iki halk kayınpeder-damat mutluluğu içerisinde bir arada yaşamaya başlarlar....